18 Nisan 2017
DİĞER YAZILARI

Ülkenin geleceğine ilişkin kaygım içimi karartıyor, konuşmak isteğim köreliyor. Karamsarlığımı okura, özellikle de genç dostlarla buluşturmaktan ürküyorum. Bu ruh halimin elbette 16 Nisan referandumu ile ilgisi var. Oysa Türkiye’de demokratik parlamenter rejimi, laik cumhuriyeti, düşünce ve ifade özgürlüğünü savunan yurttaşların her türlü baskı, zorbalık karşısındaki direnişleri karşısında saygıyla karışık bir iyimserlik duymamız gerekmez miydi?

Peki, geleceğe bu kötücül bakışı doğuran etken ne? Referandumda oy kullananların bir bölümünü oluşturan emek insanlarının, akademisyenlerin, demokrasiyi özümsemiş aydınların, terör bahanesi ile ötekileştirilmiş yurttaşların, sandıkta gösterdikleri dik duruş her türlü övgünün üzerinde. Sıkıntı aslında kendilerini iktidarların kapı kulu belleyen, din sömürüsü ile çıkar ilişkilerini benliklerini yediren insanlarımız. Şimdilerde bir bakın çevrenize; Cumhurbaşkanı’nın kapı kulluğu için yarışan ne çok kadınlı erkekli bir topluluk var. Ülkenin geleceği, barışın, kardeşliğin varlığı hiç mi hiç ilgilendirmiyor onları. Türkiye’nin dünyada yalnızlaştırılması, baş aşağı giden ekonomi, giderek keskin çizgilerle bölünen toplum bu kalabalığın ne umurunda ne de gündeminde. Kapı kulluğuna öylesine alıştırılmışlar, biat kültüründen öylesine nemalanmışlar ki gözleri salt liderlerinde. Araştırmıyor, sormuyor, emir kumanda altındaki robotlar gibi davranıyorlar. İşte beni ve halkımızın bir bölümünün üzerinden atamadığı karamsarlık bu. Güzel topraklarımızı, doğamızı, çocuklarımızı nasıl bir gelecek bekliyor? Faşizmin ayak seslerinin duyulduğu bir ortamda nasıl soluk alabilir insan. Çocuklarımız, torunlarımız bilimin öğretilmediği ezberci bir düzende nasıl büyüyecekler? İnsanlarımız arasında nefrete varan kutuplaşma yarınlar için iyi şeyler vaat etmiyor. Her şey pek parlak görülmese de sevgili okur umudumuz asla yitmiyor. Çocuklarımız, torunlarımız için mücadeleye devam.

Alışageldiğimiz üzere yazıyı bir şiirle sonlayalım. Ünlü İspanyol şair Machado’dan bir şiir: 

Balkon
Alanda bir kule 
Kulede bir balkon
Balkonda bir kadın
Elinde bir ak çiçek

Derken bir atlı geçti.
-    Bilinmez niye geçti
-    Kuleyi balkonu
Balkonu kadını akçiçeği.
Kaptı gitti alanı
 

Evrensel'i Takip Et