10 Haziran 2019

Bundan önceki yazımda Olcay Akdeniz'i anmıştım. Onun yazılarıyla ülkemizin belleğine katkılarda bulunduğundan söz etmiştim. Anlatmıştım, bir yazısı ressam Turan Erol üzerineydi. Bir başka yazısı da Nahit Ulvi Akgün üzerine… O da Milaslı…

Nahit Ulvi Akgün'ü İzmir'de tanıdım. Bir kez görüşebildik ama kırk yıllık dost gibiydi. Hani halim - selim derler ya işte öyle bir kişi etkisi bıraktı bende.

Şiirleri kulağa söylenir gibiydi. İnsan sıcaklığı, derinliği olan şiirlerdi. İnsana insan olmanın onurunu duyururdu. Onu tanımadan önce şiirleriyle sevmiştim. Başkaları da benim gibi düşünüyorlardı. Durun size onun bir şiirini örnek vereyim:

BİRİSİ

Bir şey var aramızda

Senin bakışından belli

Benim yanan yüzümden

Dalıveriyoruz arada bir

İkimizde aynı şeyi düşünüyoruz belki

Gülüşerek başlıyoruz söze

Bir şey var aramızda

Onu buldukça kaybediyoruz isteyerek

Fakat ne kadar saklasak nafile

Bir şey var aramızda

Senin gözlerinde ışıldıyor

Benim dilimin ucunda

Nahit Ulvi Akgün 1918'de Milas'ta doğmuş. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nü bitirmiş. (1948)

İlk şiiri 1936 da yayınlanmış. Servet-i Fünun, Uyanış, Yücel, Değirmen, Kovan, Varlık, Yeditepe, Adana Sanat, Kaynak dergilerinde yayınlanmış sonrakiler.

1996'da İzmir'de yitirdik onu.

Nahit Ulvi Akgün'ün adı bir sokağa verilmiş Milas'ta. Çok mutlu oldum öğrendiğimde. Onun da bir büstü dikilmeli. Milaslı çocuklar onun önünden geçerken yazmaya yüreklenebilirler. Onunla övünürler.

Kolay mı yetişiyorlar böylesi kişiler?

Onlar gerçekten övünülecek, gelecek kuşaklara aktarılacak, örnek kişiler.

Yaşarlarken onlara ne zorluklar çektiriyoruz. Onlar gene de bal yapmaktan geri durmuyorlar.

Olcay Akdeniz'e yürekten sesleniyorum: Sağ ol, var ol!

Her kentin Olcay Akdenizleri olmalı, kentlerini, kentlerinin değerlerini yazıp çizen, bilmeyenlere bildiren. Yoksa hep çöl insanı gibi kalabiliriz. Uluslararası düzlemde bizi adam yerine koymazlar. Ürettiğimiz yaratıcı kişiler ölçüsünce uygarız her şeyden önce…

Evrensel'i Takip Et