İşçiler, talepleri etrafında birleşirse isteklerini elde edebilir

Fotoğraf: Emaar işçileri

Önceki gün yapılan Bilim Kurulu toplantısında yeni önlemlerin gündeme getirilmesinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, virüse karşı mücadelede açıkladığı yeni önlemleri;

“30 büyükşehir ile Zonguldak’ın araç giriş çıkışına kapatıldığı”,“65 yaş üstü için uygulanan sokağa çıkma yasağının 60 yaş üstü ve 20 yaşın altını da kapsayacak biçimde genişletildiği”,“Market ve pazar yeri gibi alanlarda maske takma zorunluluğu getirildiği”  biçiminde duyurdu.

Bilim Kurulu toplantısının arkasından konuşan Sağlık Bakanı, Bilim Kurulunda yeni ve daha etkili önlemler önerildiğini, ama bu önlemlerin neler olacağına Cumhurbaşkanı’nın karar vereceğini söylemişti.

Ancak Cumhurbaşkanı’nın açıklamalarından sonra, Bilim Kurulunun önerilerinin, Erdoğan’ın açıkladıklarından ibaret olup olmadığı da merak konusu oldu.

KOZMETİK ÖNLEMLER SALGININ YAYILMASINI ÖNLEYEMEZ

Evrensel okurları ve Evrensel’in internet sitesindeki haberlere bir biçimde göz atabilen herkes görüyor ki, milyonlarca işçinin ne işe gittiği servislerde, ne yemekhanelerde ne de fabrika, atölye, depo, market... gibi yüzlerce kişinin bir arada çalıştığı işletmelerdeki çalışma koşulları Bilim Kurulu tarafından saptanan hijyen koşulları ve “güvenli mesafe”ye uygun bir ortam oluşturmaktan uzaktır. Özellikle gazetemize gelen işçi mektuplarında bu durumun çok vahim olduğu belirtilmektedir. Dahası çalışmanın ihtiyaçları ve çalışılan mekanın fiziki koşulları bu önlemlerin alınmasını, alınıyor göründüğünde ise sürdürülmesini olanaksız hale getirmektedir.

Bu yüzdendir ki; gerek diğer ülkelerde gerekse bizim ülkemizde yaşananlar göstermektedir ki, virüsün yayılmasını önleyecek en önemli nedenlerin başında gelen “Kişiler arasında fiziki teması kesme” önleminin etkili olmasının şartı, çalışması zorunlu olan işletmeler dışındaki tüm fabrika ve atölyelerde çalışmanın durdurulmasıdır. Bunu yapmayan ülkeler İtalya, İspanya, Fransa, ABD, İngiltere’de görüldüğü gibi, virüsün yayılmasının bir tsunamiye dönüşmesini önleyememektedir.

Evet, toplumun bir bölümünün sokağa çıkmasını önlemeye yönelik, “maske takma”, yaş sınırlaması, kentten kente gidip gelmeleri durdurmak”, ...gibi önlemler virüsün yayılma hızını yavaşlatabilir ama bunların sonuç alıcı önlemler olmayacağı da apaçıktır.

Hele de virüsün nasıl ve hangi hızla yayıldığının bugün yaşananlarla kanıtlandığı koşullarda!

İŞÇİLERİN DE ‘EVDE KALMASI’ MÜMKÜN HALE GETİRİLMELİDİR

Bu yüzden de gazetemize gelen işçi mektuplarında en önemli “yakınma” konusu, işyerlerinde; ne servislerde ne yemekhanelerde ne de tezgah başında, Bilim Kurulu’nun sözünü ettiği hijyen koşulları ve kişiler arasındaki “güvenli mesafe” kuralının söz konusu olduğudur. Ve işçiler bu önlemlerin işyerlerinde uygulanamayacağını gördükleri için de, daha bu tartışmaların başladığı ilk günlerden itibaren, “Virüsün yayılmasının kontrol altına alınmasına kadar çalışmanın durdurulması”nı, “işçilerin de ‘Evde kalması’nın mümkün hale getirilmesi”ni istemektedirler.

Elbette işçiler, çalışmanın durdurulmasını patronların virüsün yarattığı yükün faturasını işçiye yıkmanın fırsatına dönüştüreceğini bildiklerinden, “İşyerinde çalışmanın durdurulması” talebini;

İşten çıkarmaların yasaklanması,

Çalışmanın durdurulduğu günlerde de ücretlerin ödenmeye devam edilmesini,

İşin durdurması süresinin, “ücretsiz izin” ya da “yıllık izin”den düşürülmesi gibi yollara baş vurulmaması, ... gibi taleplerle birleştirmektedirler.

Bu talepler, aralarında ortak bir metinde birleşip ortak bir açıklama yapamamalarına karşın (*) yukarıdaki talepleri dile getirmek zorunda kalmışlardır.

EMEKÇİLER KENDİ TALEPLERİNİZ ETRAFINDA BİRLEŞİN!

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB ise, bu taleplerin yanı sıra tüm emekçileri ilgilendiren talepleri 7 başlık halinde toplayarak, tüm kamuoyuna sunarak, bütün sendikalara, örgütlere, siyasi partilerin ve birer birer kişilerin imzasına açan bir kampanya başlatmışlardır.

Kuşkusuz konfederasyon ve emek örgütlerinin yaptığı bu girişim, yazılmış bir açıklamaya imza atmaktan öte geniş işçi-emekçi kesimlerin talepler etrafındaki birliğinin sağlanması ve ortak mücadele için bir adım olarak ele alındığı ölçüde anlamlanacaktır. Özellikle de canları tehdit altındayken çalışmaya zorlanan işçi ve emekçiler arasında bu talepler üstünden tartışmalar açılması daha da önemli olacaktır. Ki bu girişim ve etrafında yapılacak çalışma, virüsün şöyle ya da böyle yenilmesi sonrasındaki emek mücadelesinin pozisyonunu da etkileyebilecektir.

Hükümet, işçinin can güvenliğinin birinci dereceden önemli hale geldiği bugünkü koşullarda bile, işçilerin ne istediğini umursamazken, iki kulağı ile sermayenin ne istediğini dinlemektedir. Bu yüzden de işçiler için tek seçenek; bugün işçilerin can güvenliklerini korumalarının şartı da talepleri etrafında birleşmelerinden geçmektedir.

(*) Böyle bir dönemde bile üç konfederasyonun bir araya gelmemek için bin dereden su getiriyor olması sendikal hareket için çok hazin bir durumdur. Ama bugün sorunun bu yanına değinmeyeceğiz.


KORONAVİRÜSE KARŞI MÜCADELEDE EMEK CEPHESİNİN TALEPLERİ

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB, koronavirüs salgını ile mücadelede halkın sağlığını, işini ve aşını korumak için alınacak önlemleri 7 madde halinde açıkladı.

“Biz aşağıda imzası bulunan konfederasyonlar, birlikler, sendikalar, odalar, barolar, dernekler, demokratik kitle örgütleri ve inisiyatifler, siyasi partiler ve kişiler olarak Kovid-19 salgını ile etkin mücadele için, halkın sağlığını, işini ve aşını korumak için aşağıdaki 7 önlemin gereğinin yapılması için Hükümeti uyarıyoruz” denilen açıklamada bu önlemler şöyle sırlandı:

  1. Temel, zorunlu ve acil mal ve hizmet üreten işler dışında bütün işlerde salgın süresince çalışma acilen durdurulmalıdır.
  2. Salgın süresince işten çıkarmalar yasaklanmalı, küçük esnaf desteklenmeli, çalışanlara ücretli izin verilmeli ve işsizler için ise koşulsuz işsizlik maaşı ödenmelidir.
  3. Tüketici, konut ve taşıt kredileri ile kredi kartı borçları ve elektrik, su, doğal gaz ve iletişim faturaları salgın riski boyunca faiz işletilmeden ertelenmelidir.
  4. Bu süreçte özel sağlık kuruluşları kamu kontrolüne geçirilmeli, yurttaşların sağlık hizmetlerine erişimi istisnasız ve ön koşulsuz bütünüyle parasız olmalıdır.
  5. Salgınla mücadelede, koordinasyonda katı bir disiplin uygulanmalı, bilimsel yaklaşım ve bilgi paylaşımında açık ve şeffaf olunmalıdır. Güven kriteri haline gelen Kovid-19 Testleri konusunda bilimsel-yaygın-hakkaniyetli ve sonuçların hızla açıklandığı bir işleyiş hakim kılınmalıdır.
  6. Başta hekimler, sağlık ve belediye çalışanları olmak üzere, tüm zorunlu işlerde koruyucu ekipman başta olmak üzere bütün eksiklikler giderilmeli, herhangi bir aksama yaşanmayacağına dair güven verilmeli ve bu işlerde çalışan herkes düzenli olarak testten geçirilmelidir.
  7. Salgın dönemlerinde dezavantajlı kesimler olarak kabul edilen; hiçbir geliri ve birikimi olmayan yoksullar, göçmenler ve tutuklu/hükümlüler için yaşamlarını ve sağlıklarını koruyacak fiili ve yasal düzenlemeler hayata geçirilmelidir.

İİSŞP’DEN GENÇ İŞÇİLER VE ‘İŞYERİ BAZINDA’ TALEPLER

İstanbul İşçi Sendikaları Şubeler Platformu (İİSŞP) Sözcüsü Sinan Ceviz de, Cumhurbaşkanı’nın açıklamasından sonra bir açıklama yaparak 20 yaş altındaki yüz binlerce işçi için taleplerini dile getirdi.

İİSŞP sözcüsü talepleri şöyle sıralıyor:

  • İşten atmalar yasaklanmalı ve çalışması zorunlu yerler dışındaki tüm işyerlerinde işçiler ücretli izne çıkarılmalıdır.
  • Çalışması zorunlu olan yerlerde kadrolu işçi sayısı arttırılmalı ve çalışma süresi 4 saate indirilmelidir.
  • Koruyucu malzemeler, maske el dezenfektanı gibi malzemeler herkese ücretsiz verilmelidir.
  • Yaygın test yapılmalı herkes ücretsiz yararlanmalıdır.
  • Kayıt dışı çalıştırılan genç ve çocuk işçiler kayıt altına alınmalıdır.
  • İşten atmalar yasaklanmalı ve 20 yaş altı çalışanların işten atmaları engellenmelidir.
  • Genç ve çocuk işçilerin beslenmeleri ve sağlık hizmetlerinden yararlanmaları için gerekli adımlar atılmalıdır.

EVRENSEL'İNMANŞETİ

Yasak çuvala sığmıyor

Yasak çuvala sığmıyor

KAMUAR’ın hesaplamalarına göre son bir yılda meyve fiyatları yüzde 154.5, sebze fiyatları yüzde 116.5, gıda fiyatları ortalama yüzde 70 arttı. Hane halkının bir yıl sonrası için enflasyon beklentisi yüzde 59’u, işçilerinki ise yüzde 62’yi aştı. Emekçiler için bıçak kemikte! Yasak, tutuklama, işten atma tehdidi işçilerin harekete geçmesini durduramıyor.

37 ülke: Has Çuval'ın ihracat yaptığı ülke sayısı

ISO 500: Has Çuval ISO ikinci en büyük 500 listesinde

BİRİNCİSAYFA
SEFERSELVİ
Erdoğan: Dünya bir imtihan yeridir, ekonomik zorluklar gelip geçer.

Evrensel'i Takip Et