Oğlak ile kavalcı kurt

Görsel: Pixabay
Bu pazar da sizlere bir şiir sunuyor, şiirli haftalar diliyoruz...
***
OĞLAK İLE KAVALCI KURT
Hani bol gölgeli yaylasında o köyün,
Güzel bir keçi koyun sürüsü vardı,
Ebeden dededen kalma, Çoban Sülü’nün.
Olur ya, durup dururken işte,
O sürüdeki o yaramaz Oğlak’ın,
Canı sıkılmaya başladı gitgide,
Tatsızlığı yüzünden geçip giden günlerin...
“Benim ne işim var gerçekten,
Bu keçi koyun sürüsünün içinde?“
Diye düşünmeye başladı Oğlak.
“En iyisi mi, şöyle ya da böyle,
Bir yolunu bulup kaçayım buralardan!..”
Çok geçmedi aradan, gerçekten de,
Son hızla ayrıldı o yaramaz Oğlak,
Sürüden ve arakadaşlarından!
Ama daha ayrıldığının ertesi günü,
Oğlak Efendi’nin ardına, bir Kurt takılıverdi!
Oğlak da koştu, Kurt da koştu...
Ama dayanamadı daha fazla Oğlak Hazretleri;
Alışkın değildi çünkü buna, yoruldu da yoruldu.
Hemen ardındaki Kurt’a dönüp:
“Bak Kurt Hazretleri, anladım artık, dedi.
Başka yol yok, gerçekten yiyeceksin beni!
Ama bir dileğim var senden, beni kırmazsan:
Nasıl olsa öleceğim mademki,
Huzur içinde ayrılmak istiyorum bu dünyadan!
N’olur, bir kavalla birazcık avut beni;
Hani sen çal ben oynayım doya doya!..
Kırmadı Kurt, Oğlak’a peki dedi.
Ve başladı hemen oralarda bulduğu
Bir kavalı uzun uzun çalmaya...
Ve Oğlak Efendi de hemen başladı,
Kavalın ezgileriyle birlikte oynamaya;
Hem göbek ata ata, hem de hızlı hızlı...
Ama biraz ötelerden bu ezgileri duyunca,
On kadar Köpek başladı hemen,
Ezgilerin geldiği yere doğru koşmaya...
Karşıdan Köpeklerin geldiğini gören Kurt da,
Anladı haliyle olup bitecekleri!..
Hemen ardına dönüp Oğlak’a:
“Oh olsun ve de yazıklar olsun bana, dedi.
Ne diye senin gibi bir yemi bırakıp da,
Kaval çala çala ele verdim kendimi?
Oh olsun işte, oh olsun bana!”
İşte Kurt böyle böyle dillendirdi;
Tabii ki içi yana yana, bu son halini!..
(Yaşar ATAN)
***
Mitolojiyle ilgilenen okurlarımıza, aşağıdaki kitapları öneriyoruz:
Akdenizli Tanrılar (Yaşar ATAN – 2. Baskı)
Akdeniz Mitologyasından Efsaneler (Yaşar ATAN)
Evrensel'i Takip Et