Evlilik nedeniyle işten ayrılan işçi kıdem tazminatı alır

Fotoğraf: DHA
SORU: Merhaba ben evlilik nedeniyle işten ayrılacaktım. Muhasebeci bana hakkını vereceğiz falan dedi. Ben de inandım ve bir hafta daha çalışıp işten çıkışımı verdi. Ancak, sonraki hafta arayıp bana diyor ki “O şekilde istifa etmen lazımdı, veremiyoruz. Sadece ekstra günlerini ve izinlerini vereceğiz.” Bununla ilgili bir şey yapabilir miyim?
CEVAP: Kıdem tazminatına hak kazanma koşullarından bir tanesi de, kadın işçinin evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile iş sözleşmesini sona erdirmesidir. İşçi kadın, bu hakkını kullanarak kıdem tazminatını alabilmesi için o işyerinde bir yıllık çalışma süresini de tamamlamış olmalıdır. Aksi takdirde, evlendikten itibaren bir yıl içinde iş sözleşmesini sona erdirmiş olsa da kıdem tazminatına hak kazanamayacaktır.
Yargıtay da konu ile ilgili verdiği kararlarında, evlilik tarihinden itibaren feshin bir yıl içinde yapılması gerektiğini, örneğin evlenmeden önce veya bir yıllık süre geçtikten sonra işçi kadının kıdem tazminatına hak kazanamayacağına dair kararlar bulunmaktadır. “Dosyada bulunan evlilik cüzdanı suretinden davacı işçinin 2.8.2008 tarihinde evlendiği, 6.7.2009 tarihli istifa dilekçesine göre sözleşmeli olarak çalıştığı davalı yanında artık çalışmak istemediğini bildirdiği, davacının dava dilekçesinde iş akdini evlenmesi gerekçesi ile feshettiğini beyan ettiği, iş akdinin kanunda öngörülen 1 yıllık süre içerisinde feshedildiği anlaşılmakla davacı işçinin kıdem tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir” (Yargıtay, 9. HD, 20.05.2014 Tarih, 2012/ 10999 E, 2014 / 16076 K) şeklinde karar vermektedir.
Sizin durumunuzda sorunuzda net olmayan husus, bu bir haftalık daha çalışmış olmanız bir yıllık süreyi geçirmenize neden olup olmadığıdır. Eğer, bir hafta daha çalışmanız durumunda evlilik tarihinden itibaren bir yıllık süreyi geçirmiş iseniz, bu durumda evlilik nedeni ile kıdem tazminatını alabilmeniz riskli olacaktır. Zira bu durumda, açacağınız kıdem tazminatı alacak davasında ayrıca iradenizin fesada uğratıldığını yani hile ile oyalandığınızı da ispatla karşı karşıya gelebilirsiniz.
Yine Yargıtayın konu ile ilgili bir başka kararı: “Davacının dosyada bulunan nüfus kaydına göre 17.08.2003 tarihinde evlendiği, 19.04.2004 tarihinde davalı işverene hitaben yazdığı dilekçesinde; evlilik nedeniyle çalışmak istemediğini belirtir yönde ifadeler kullanarak 30.04.2004 tarihi itibarıyla ayrılmak istediğini açıkladığı anlaşılmaktadır. Mahkemece her ne kadar bu dilekçenin evlilik nedeniyle işten ayrılma iradesini taşımadığı gerekçesi ile kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ise de; davacının ihbar öneli tanımaksızın fesih imkanına sahip olduğu bu halde 30.04.2004 tarihinden yaklaşık 10 gün öncesi dilekçesini işverene sunması işten istifa etmek sureti ile ayrıldığı şeklinde yorumlanamaz. Davacının evlenme tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde davalı işverene evlilik nedeniyle ayrılmayı ifade eder dilekçesi sunması, davacının evlenme nedenine dayalı fesih hakkını kullanması olarak kabul edilmiştir. Fesih işlemi yasanın aradığı bir yıllık süre içinde kullanılmıştır. Yasa gereği kıdem tazminatına hak kazanmıştır. Mahkemece kıdem tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi hatalıdır.” (Yargıtay 9. HD, 2.11.2015 Tarih, 2014 / 17600 E, 2015 / 30741 K)
Ayrıca sorunuzda belirtmiş olduğunuz “O şekilde istifa etmiş olmanız lazımdı” ifadesi de sizin kıdem tazminatına evlilik nedeni ile hak kazanabilmeniz için ispat açısından yapılması gereken en uygun yol, evlilik cüzdanı fotokopisini ekleyerek ihtarname ile işverene gönderilmesi olacaktır. Eğer bu şekilde bir fesih ihtarnamesi yapmamış iseniz, bu durumda evlilik nedeni ile fesih iradenizi belirtmek ve ayrıca evlilik tarihinden itibaren bir yıllık süre içinde yapılmış olması bu iradeyi ortaya koyma açısından önemlidir.

Evrensel'i Takip Et