Hep bir ağızdan

Fotoğraf: Pixabay
ORMAN BOŞLUĞU
Karlı ovayı ezip geçerek ulaşılır ormana. Ulu ağaçlar, sık yapraklar örtse de güneşi kekik kokuları sever kendini. Yakmasalardı ormanı. Boşlukta bırakmasalardı güneşi.
GÜLÜN DİKENİ
Mevlana’dan esinlenerek şunu söyleyebilir miyiz: “Yıkılmış kalmış bu bahçede elimizi, kolumuzu kanatan dikenler gülün habercisidir,” diye.
HEP BİR AĞIZDAN
Gizli kapaklı dinlediğimiz/dinleyebildiğimiz bütün yasaklı şarkılar, gün gelecek hep bir ağızdan söylenecektir.
ÖYKÜ
Öykü, insanı bilmektir. Yaşama bakmak, görebilmektir yaşamı. Dirimi de, ölümü de… Bir baştan öteki başa.
BAHÇESİZ GÜL
Mevlana’nın dediğince: Ayağına batan diken gülün habercisidir. İyi de, ya bir gül bahçesi yoksa, varsa da bulunamıyorsa?..
KUŞLARI İZLE
Yolun bittiği yerde ilerlemeye kalkma. Ya geriye dönersin, ya bir uçurum keser önünü. Tek bir adım bile atma. Ağaçların üstünden süzülen kuşları izlemeden.
BOŞLUKTA BİR ADAM
Belki de yan yanayız. Karanlıkta. Aydınlanınca ortalık, yoksun yanımda. Ne önümde, ne arkamda. Yalnızca bir adam var boşlukta.
ÜST ÜSTE
Bir şiir okusan düşe dalarsın. Bulutlarda yüzersin. Sarayları, kaşaneleri dolaşırsın. Babil’in asma bahçelerini. Bir masal okudun mu. Sıkıştırılmışken beton binaların içine. Üst üste.
İSTANBUL MAHALLESİ
İstanbul bir baştan bir başa koskoca bir mahalledir. Gündüzleri sokaklarında gezilen, geceleri ıslık çalınarak dolaşılan.
Evrensel'i Takip Et