İşçinin tutuklanması durumunda tazminat için suçun içeriğine bakılır

Fotoğraf: Freepik
SORU: Merhaba, yıllık sözleşmeli olarak bir kurumda çalışıyorum. Sözleşmede “yasal engeller” nedeniyle çalışamazsam hak iddia edemeden fesih sebebi olacağı yazıyor. Aynı zamanda süren bir mahkeme sürecim var, Yargıtaydan onama çıkarsa hapse girmek zorunda kalacağım. Böyle bir durumda Kod 27 ile çıkış talep edebilirim ama işveren bunu yasal engel deyip aleyhime kullanabilir mi? Böyle bir durumda nasıl bir yol izlemem gerekir? Tazminat ve işsizlik maaşımı almak isterim. Mahkeme kararı bozabilir de ama her ihtimali düşünüyorum. Teşekkür ederim, iyi çalışmalar.
CEVAP: İyi günler ve geçmiş olsun diliyorum. İş Kanunu 25. maddesinde işverenin iş sözleşmesini haklı nedenle derhal fesih hakkı tanıyan maddesi düzenlenmektedir. Bu maddede yer alan düzenlemeler gereği işveren işçinin iş sözleşmesini derhal sonlandırabilir ancak bu maddede sayılan tüm hususlar açısından işçiye kıdem tazminatı ödenmeyeceği doğru bir bilgi değildir. Zira burada maddenin ikinci bendinde “Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri” altında yer alan düzenlemeler ile iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedilmesi durumunda işçiye kıdem tazminatı ödenmemesi söz konusudur. (Ki buna karşı işçinin dava açma hakkı da her zaman vardır). İşçinin tutuklanması veya başka bir suç nedeni ile hapis cezası alması ise “zorlayıcı sebepler” başlığı altında yer alan üçüncü bent kapsamında kalmaktadır ve burada yer alan fesih sebepleri kapsamında iş sözleşmesinin feshedilmesi durumunda işçiye kıdem tazminatı ödenecektir.
Konu ile ilgili olarak Yargıtay verdiği kararlarında, “... işyeri dışında ve işyeri ile ilgisiz bir suçtan dolayı kesinleşen hükmün infazı çerçevesinde cezaevine girilmesi hali, İş Kanunu 25/IV çerçevesinde değildir. Mahkumiyet hali işçiden kaynaklanmakta olup bir haftayı aştığı takdirde işçiyi çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı neden vardır. Zira, işyeri dışında işyeri ile ilgisiz suçun infazı için işe devamsızlık söz konusu olup devamsızlık iradi değildir. İşçinin iş sözleşmesinin zorlayıcı nedenlerle 25/III bendi uyarınca feshi halinde, işverenin bildirim şartına uyma ya da ihbar tazminatı yükümlülükleri bulunmamaktadır. Derhal fesih hakkı vardır. Ancak, az yukarıda açıklandığı üzere mülga 1475 sayılı Yasa’nın 14 üncü maddesi uyarınca kıdem tazminatının ödenmesi gerekir.”
Burada uygulamada suçun konusu açısından da ayrım yapılmaktadır. Eğer işlenen suç işyeri ile ilgili ise bu durumda kıdem tazminatı ödenmesi söz konusu değildir. Dolayısıyla sizin yargılandığınız dava işyeri ile ilgili bir suç değilse ve suçun infazı açısından bir haftadan fazla bir davamsızlık aşılması durumunda işverenin sizin iş sözleşmesinizi feshetmesi durumunda şartlarının bulunması halinde (Zira sorunuzda belirttiğiniz üzere yıllık sözleşmeli personelin kıdem tazminatı alabilmesi kıdem tazminatı şartlarının yanında hangi kurumda çalıştığına vs. gibi başka şartların da varlığına bağlıdır) kıdem tazminatı ödemek durumundadır.
İş sözleşmenizde yer alan “yasal engeller” sorunuzda belirttiğiniz şekilde ise son derece muğlak ve belirsiz niteliktedir. Bu maddenin anlaşılabilmesi için daha açık ve net bir şekilde düzenlenmesi gerekir. Ayrıca, kanuna karşı sözleşme düzenlenemeyeceği için sizin bu durumunuzu yukarıda belirtilen şartlar kapsamında kalıyor ise İş Kanunu’na aykırı şekilde kıdem tazminatınızın ödenmemesi durumunda işçilik alacağınız için dava açma hakkınız bulunmaktadır. Ayrıca, Yargıtayın kararını bekleyip ona göre hareket etmenizde fayda var.
Evrensel'i Takip Et