7 Şubat 2023

Şimdi depremzedeyle dayanışmak için seferber olma zamanı!

Depreme ilişkin çalışmaların sevk ve idaresi için Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) koordinasyonunda İstanbul Havalimanı'nda toplanma merkezi oluşturuldu. | Fotoğraf: Muhammed Gencebay Gür/AA

Narlı-Pazarcık’ta meydana gelen 7.7 büyüklüğündeki deprem, 10 ilde büyük bir yıkıma ve yüzlerce kişinin hayatını kaybetmesine binlerce kişinin de yaralanmasına yol açtı. Çok sayıda yurttaş da halen enkaz altında!

Türkiye halklarına ve depremde hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyorum.

Bu son depremin 1939’daki Erzincan depreminden sonraki en büyük deprem olduğu belirtiliyor.

Bölgede kar, yağmur ve soğuğun etkili olduğu dikkate alındığında deprem yıkıntısına ek olarak halkın günlük yaşamının çok zorlaştığı, bölgeden gelen haberler arasında.

Deprem Kahramanmaraş, Gaziantep başta olmak üzere Mersin’den Diyarbakır’a, Kilis’ten Malatya’ya, 10 ilde yıkım ve can kaybına yol açtı. Suriye’de 1000’den fazla ölüme neden olan depremin, Irak’ta da hissedildiği belirtiliyor.

Bölgenin yapı stokunun çok kötü oluğunu belirten uzmanlar, henüz ulaşılamayan kırsal yerleşim yerlerinde daha fazla yıkıma yol açmış olacağını bertiyorlar.

****

Öncesini bir yana bıraksak da en azından 17 Ağustos 1999 Kuzey Marmara depreminden beri uzmanlar, bilim ve mühendislik çevreleri, Türkiye’nin bir “deprem ülkesi” olduğuna dikkat çekiyorlar. Nitekim bu kapsamda, yapı stokunun depreme dayanıklı hale getirilmesinden, fay hatları üstündeki yerleşimlerin yerlerinin değiştirilmesine, kentlerin imar planlarından, kentsel dönüşüm planlarına kadar pek çok öneri, plan ve proje sunulmuştur.

Üniversitelerin jeoloji, jeofizik, şehir planlamacıları ve inşaat mühendisliği bölümlerinden mühendislik odalarına kadar depremle ilgili pek çok kurumun temsilcilerinin önerileri ve çağrılarının çığlığa dönüştüğüne çeyrek yüzyıldır tanık oluyoruz.

Ama iktidarların, yerel yönetimlerin ilgili devlet kurumlarının bu çağrıları ne kadar ciddiye aldıkları çok tartışmalıdır.

Nitekim 17 Ağustos depremi sonrasında depreme hazırlık için kullanılmak üzere “geçici deprem vergisi” olarak konulan “iletişim vergisi” 2004’te “kalıcı” hale getirildi. Ama depreme hazırlık için kullanılan vergi olmaktan çıkarıldı.

 Vergi kalıcı hale getirilerek bütçenin genel gelirleri içine alınmasıyla, adeta üzerine çökülmüş”tür!

Özet olarak “Depreme hazırlıklı mıyız?​” sorusuna uzmanlar “hayır” diyor. Bu son büyük deprem bir kez daha depreme ne kadar hazırlıklı olduğumuzu sınayacaktır!

****

Halklarımızın büyük küçük demeden her depremde depremzedelerle dayanışmak için ellerindeki her imkanı sefer etmekten imtina etmemiştir. Özellikle de 17 Ağustos depreminde bu çok açık biçimde görülmüştü.

Depremzedeler, dönemin iktidarından çok gerek deprem bölgesindeki halkın gerekse deprem bölgesi dışındaki halk kesimlerinin çeşitli örgütler üstünden yapılan destek ve dayanışmasıyla yeniden ayağa kalkabilmiştir.

Narlı-Pazarcık merkezli bu son deprem, 10 ili kapsayan ve son derece geniş bir coğrafyada maddi ve manevi yıkıma yol açan büyük bir depremdir. Bu yüzden de halkın dayanışması olmadan depremzedenin maddi ve manevi yaralarını sarması kolay olmayacaktır. Bu yüzden de deprem bölgesinde değil bölge dışındaki de her tür sivil kurumun dayanışması engellenmemesi önemli olacaktır.

“Engellenmemesi” diyoruz çünkü 24 Ocak 2020’deki Elazığ depreminde gördük. Bırakalım vatandaşların dayanışmasını, CHP ve HDP’li belediyelerin iş makinelerini çalıştırmasından, ekmek dağıtımlarına kadar yardımların akla ziyan gerekçelerle engellenmeye çalışılması herkesin hafızasında tazedir.

Ancak şimdi; dün şu olmuştu bu olmuştu, bireysel ya da kolektifti, bölgenin içindendi, dışındandı demeden yaşam için ihtiyaç olan yiyecek, içecek, ısınma, barınma, hijyen malzemeleri, her şeyle depremzedeyle dayanışma zamanıdır!

EVRENSEL'İNMANŞETİ

Yasak çuvala sığmıyor

Yasak çuvala sığmıyor

KAMUAR’ın hesaplamalarına göre son bir yılda meyve fiyatları yüzde 154.5, sebze fiyatları yüzde 116.5, gıda fiyatları ortalama yüzde 70 arttı. Hane halkının bir yıl sonrası için enflasyon beklentisi yüzde 59’u, işçilerinki ise yüzde 62’yi aştı. Emekçiler için bıçak kemikte! Yasak, tutuklama, işten atma tehdidi işçilerin harekete geçmesini durduramıyor.

Has Çuval 37 ülkeye ihracat yapıyor.

İstanbul Sanayi Odası nın ikinci en büyük 500 listesinde.

Has Çuval'ın iki fabrikasında 600 işçi fiili greve katıldı

BİRİNCİSAYFA
SEFERSELVİ
Erdoğan: Dünya bir imtihan yeridir, ekonomik zorluklar gelip geçer.

Evrensel'i Takip Et