TFF’nin hukuksuzluğu, direkten döndü

Fotoğraf: Freepik
Geçen haftalarda bu köşede iki kez, aynı amatör kulübü ve yaşadığı sorunları gündeme taşımıştım. Bu hafta üçüncü ve -kuvvetle muhtemel- bu konuya dair son kez bu kulübü zikredeceğim çünkü Çaycumaspor’un yaşadığı kabus dolu günler enteresan bir hadiseyle sona erdi.
Önce kısa bir biçimde özet geçeyim.
Zonguldak’ın 90 bini aşkın nüfuslu ilçesi Çaycuma’nın 75 yıllık kulübü Çaycumaspor; 2022 yılında başkanı ailevi sebeplerle yönetimi bırakınca uzun süre olağanüstü genel kurulda başkan adayı çıkaramadı. En nihayetinde 21 Ağustos 2022’de düzenlenen seçimde tek aday olarak giren Bartın’da ELFF Finans isimli bir kredi kurumunun kurucusu, Bartınspor’un da Eski Başkanı Enes Eser kulüp başkanlığını üstlendi. Ancak bir ay sonra hem Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı’ya hem de Çaycuma Kaymakamı Mehmet Göze’ye yerel basının tabiriyle ‘savaş açan’ Enes Eser kulüp için yerel idarecilerin beş kuruş para vermemesinden dert yanmaya başladı. Oysa kulübü devralırken, tıpkı Bartınspor’da yaptığı gibi çok ciddi para kaynağının olduğunu vadetmişti.
Ardından iş biraz farklı bir boyuta ulaştı ve Enes Eser’in bazı futbolcuların kimlik bilgilerini kullanarak kredi çektiği iddia edildi. Söz konusu futbolcular konuya dair yasal girişimlerde bulundu. Bu futbolcular kadro dışı bırakılırken teknik heyetten bazı isimlerin de sözleşmeleri feshedildi. Aynı dönemde, Bartınspor’un Mevcut Başkanı Lütfi Bayrak, bir açıklama yaparak Enes Eser’in başkanlığı döneminde kulübe gelir getirmesi için satılan kombine kartların bir bölümünün Eser tarafından alınıp parasının ödenmediğini ve Eser’in iddia ettiği gibi kimsenin onu Bartınspor döneminde ailesiyle tehdit etmediğini deklare etti.
Çaycuma’da kamuoyu, Enes Eser’in kulübü bırakması yönünde talepler iletirken Eser; transfer dönemine gözünü dikmişti. Yöneticilerinin noter kanalıyla istifa ettiği kulübü transfer döneminden sonra genel kurula götüreceğini açıklayan Eser’in bu tavrı şüphe uyandırıyordu ve Çaycumaspor yönetiminin diğer isimleri yargı yoluyla kulübe transfer yasağı getirtti. Bu hamle, Enes Eser’i oldukça öfkelendirdi ve futbolcu lisanslarını saklayarak kulübün maçlara çıkmasını engellemeye çalıştı. Ancak belediye bünyesinde istihdam edilen antrenörler ve kulübün altyapı futbolcuları sayesinde kulüp iki hafta maçlara çıkabildi.
Ancak bu çabalar Enes Eser’i daha da sinirlendirdi ve noter kanalıyla kulübün iki antrenörünün sözleşmelerini feshetmeye kalktı. Bu da yetmedi, jandarma eşliğinde Çaydeğirmeni Belediyespor deplasmanında sahaya girip Kulübün Antrenörü Ahmet Yılmaz’ın kendisi tarafından izinli olması nedeniyle kulübün başında hiçbir antrenörün olmadığını beyan ederek tarihte bir ilki başardı. Başkanı olduğu kulübü maça çıkarttırmadı ve Çaycumaspor, 3-0 hükmen mağlup oldu.
Şimdi burada bir durup, önemli bir noktayı açıklığa kavuşturalım.
Mahkeme kararıyla Enes Eser’in imza yetkileri dondurulmuş muydu? Evet.
Haliyle herhangi bir transfer işlemi yapamadığı gibi, noter kanalıyla da olsa antrenörlerin sözleşmesini feshetmesi, hukuken sıkıntı doğuruyor muydu? Evet.
Yargı süreci devam eden 75 yıllık bir kulübü, en azından mahkeme kararını verene kadar maçlarını erteleyerek altyapı takımıyla maça çıkma veya bu tarz maça çıkarılmama gibi skandallar yaşamasına TFF engel olabilir miydi? Pekala olabilirdi.
Çaycumaspor bundan dört maç öncesine kadar şampiyonluk adayı takımlardan biriydi. Dört maçta kaybettiği puanlar, yıpranan bir camia, ortaya konulan nahoş tablo TFF’nin de hanesine eksi olarak yazıldı mı? Yazıldı.
Bitmedi.
Enes Eser, jandarma eşliğinde sahaya girip gövde gösterisi yaptıktan üç gün sonra tutuklandı. Yöneticisi olduğu finans kuruluşu aracılığıyla nitelikli dolandırıcılık yaptığı gerekçesiyle önce gözaltına alınan, sonra tutuklanan Enes Eser’in evinde yapılan araştırmada 10 futbolcu lisansı çıktı. Bunlar, kulübe teslim etmediği lisanslardı.
Yani TFF’ye göre, üzerinde yargı kararıyla tedbir bulunan bir başkan evinde lisansları saklayıp kulübü istediği gibi mağdur edebiliyor. Buna engel olabilecek hiçbir merci yok, neden biliyor musunuz? TFF bu lisansları kulübün antrenörleri veya başka bir yöneticisinin talebiyle yeniden çıkartmıyor.
VAR sistemi ile futbolu teknolojik imkanlarla donattığını sanan bir kurum, bir kağıt evrağı yenilemekten aciz. Kulüplerin mağduriyetleri, kişisel hırslarla sporcuların zor duruma düşürülmesi gibi şeyler TFF’nin pek de umrunda değil.
Fikri takip müessesesi bağlamında son noktayı koyalım: Çaycumaspor’da, birtakım siyasi hesaplaşmalar için ortaya sürüldüğü iddia edilen Bartınlı İş İnsanı Enes Eser’in devri sona erdi. Çünkü kendisi tutuklandı ve kulüp üzerindeki futbolcu lisansları ile kurduğu trajik hegemonya, kendisi açısından son derece trajik biçimde noktalandı.
Ne diyelim, TFF’nin bir sonraki hukuksuzluğuna kadar ortaya konulan son hukuksuzluk da bu şekilde nihayete erdi. Neyse ki Çaycumaspor kapanmaktan, küme düşürülmekten bambaşka bir sayede de olsa kurtuldu. Darısı güzel günlere…
Evrensel'i Takip Et