5 Mayıs 2023

Almanya’da "AKP tipi" seçim kampanyası

Fotoğraf: Semra Çelik/Evrensel 

Almanya’da hafta başından bu yana AKP’nin Nürnberg’de astığı 25 Erdoğan’lı afiş tartışılıyor. Bir şahsın başvurusunu değerlendiren Nürnberg Belediyesi, “Bavyera Eyaleti Cadde, Yol ve Meydanların Kullanımına İlişkin Özel Yönetmeliği“ ve “Eşit Muamele Yasası“ çerçevesinde Erdoğan’ın afişlerinin asılmasına izin verdi. “Eşit”liğe delil olarak Yeşil Sol Partiye de 25 afiş izni verilmesini gösterdi.

Eğer seçimler Nürnberg ya da Almanya ile ilgili olsaydı elbette “eşit muamele” çerçevesinde başvuruda bulunan bütün partilere izin verilmesi gerekiyordu. Ancak, seçimler Türkiye’de yapılıyor.  Bu nedenle sanki bir Almanya seçimi yapılıyormuş gibi seçime giren partilere afiş asma izni verilmesi kendi başına sorunlu. Daha önce seçimlere üç ay kala yabancı siyasetçilerin seçim propagandası yapması yasaklanmıştı.

Üstelik izin verilen lider ve partinin Almanya’da çok tartışmalı olduğu bilindiği halde... Bu elbette Almanya’da ilk Erdoğan’lı afiş değil. 2011’de de AKP’nin Avrupa’daki uzantısı Uluslararası Türk Demokratlar Birliği (UETD) tarafından Erdoğan’ın Düsseldorf’ta katılacağı kapalı salon toplantısı için dev panolara afişler asılmıştı. Bugünküne benzer tartışmalar yaşanmıştı.

2017’de ise AKP’ye yakınlığıyla bilinen Alman Demokratlar Birliği (ADD) adlı parti tarafından hem de Türkçe olarak Erdoğan’ın fotoğrafının üzerinde “Türkiye dostu. Onlara oy verin” yazılı afiş Duisburg’da asılmıştı. Almanya’daki genel seçimlerden önce Erdoğan, Almanya seçimlerine müdahil olmuş, “Türk düşmanı” SPD, Yeşiller, Sol Parti gibi partilere oy vermeme çağrısı yapmıştı.

Nürnberg Belediyesinin Erdoğan’lı afişlere bilinçli izin vermesi, Erdoğan’ın afişle de olsa Almanya’da "Türk tipi" propaganda yapmasında sakınca görmediğini gösteriyor. Hem de aynı Erdoğan’ın Türkiye’de temel hak ve özgürlükleri ihlal ettiği, basına pranga vurduğu için geçmişte Alman hükümetleri tarafından sert bir şekilde eleştirildiği, hatta diplomatik ilişkilerin gerildiği süreçler yaşandığı bilindiği halde.

Dolayısıyla seçim ortamında Erdoğan’lı afişlere izin vermenin geniş tartışmalara yol açacağını görmemek için siyaseten kör olmak gerekiyor. Bu aslında Nürnberg’den başlayarak en muhafazakar eyalet Bavyera’nın Türkiye’nin muhafazakar partisi ve liderinden rahatsız olmadığını ortaya koyuyor. Bunu sadece afişte değil ilişkilerde de görmek mümkün.

Frankfurter Rundschau’da Erkan Pehlivan imzasıyla 3 Mayıs’ta yayımlanan haberde, AKP’ye yakın derneklerle Bavyera’nın en güçlü partisi muhafazakar Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) ile ilişkileri somut örnekleriyle ortaya konuluyor. Nisan ayında AKP’nin uzantısı Uluslararası Demokratlar Birliği (UID) tarafından Bavyera’da düzenlenen iftar toplantılarına CSU üyesi olan Eyalet Başbakanı Markus Söder ve Nürnberg Belediye Başkanı Markus König katılmıştı. Buluşmayla ilgili fotoğraflar halen UID Kuzey Bavyera’nın sosyal hesaplarında duruyor. UID, Almanya’da AKP’nin sandık görevlilerini organize ediyor.

Aynı UID, iç istihbarat örgütü tarafından izleniyor. Keza, Cumhur İttifakı üyesi MHP’nin Almanya’daki uzantısı Türk Federasyonu da yakından izlenen örgütler arasında. Federal Meclis, ırkçı ve antisemitist olduğu için Türk Federasyonunun yasaklanmasına karar vermişti. Son noktayı koyacak İçişleri Bakanlığı ise bir türlü kararı uygulamıyor. Fransa’da ise yasaklanmıştı.

Erdoğan’lı seçim afişleri ve iftar buluşmalarından sonra hem Nürnberg Belediyesi hem de Bavyera Başbakanlığının açıklamalarına bakılırsa alınan kararların bilinçli olduğu kesin. Yani bir bilgisizlik ya da boşluktan değil, bilinçli olarak Erdoğan’ın seçim kampanyası yapmasına göz yumdukları anlaşılıyor.

Bu aralarındaki dünya görüşünün çok da farklı olmamasından kaynaklanıyor. CSU da AKP gibi muhafazakar bir çizgiye sahip. Geçmişten bugüne Alman ve Türk muhafazakarları arasında hep benzer şekilde yakın ilişkiler oldu.

Erdoğan’lı afişlere gelen tepkilerden sonra belediye, ilgili yasanın değiştirileceğini ve yabancı partilerin seçim propagandası yapmasının önüne geçeceğini açıklamak zorunda kaldı. Erdoğan’dan bıkkınlık Alman kamuoyunda da yaygın.

Denilebilir ki, bugüne kadar işbaşına gelen hiçbir Türk siyasetçi Almanya’da Erdoğan kadar geniş ve ön yargıları pekiştiren tartışmalara yol açmadı. Açıklama ve eylemleri, ülkede yaşayan Türkiye kökenli 3 milyondan fazla göçmene karşı düşmanlık ve ön yargıların artmasına yol açtı. O kadar şikayetçi olduğu “İslam düşmanlığı” biraz da onun eseri. Bundan en çok da Erdoğan’a destek verenler etkilendi. Bulundukları alanlarda dışlandılar, demokrasi karşıtı diktatörlük yanlısı olarak görüldüler.

Şimdi bu dönemin kapanmak üzere olduğu görüyor. Yurt dışında bir hafta içinde bir milyondan fazla seçmen sandık başına gitti. Bu hızla devam edilirse katılım oranı bu kez yüzde 60’ları aşabilir. Katılım arttıkça Erdoğan’ın yurt dışında alacağı oyların düşmesi kuvvetle muhtemel. Çünkü, örgütlü oldukları için daha önce seçmenlerinin neredeyse tümünü taşıyabiliyordu. Şimdi sandık başına giden yeni seçmenlerin değişim isteyen muhalefet cephesine oy verdiği gözlemleniyor.

Yurt dışında Erdoğan’ın hareket alanı daralırken, muhalefet değişimden yana umut vermeye başladı.

Evrensel'i Takip Et