Korkmak, geri basmak yok

Artık seçime sayılı saatler kaldı. Daha önceden tahmin edildiği ve beklendiği gibi iktidar, kazanmak için her türlü kirli ve alçakça yönteme baş vurmaktan çekinmiyor. Seçim bürolarına saldırılara seçim mitinglerine saldırılar da eklendi. Bu rezilliği açıkça savunan iktidar yetkilileri saldırının kendilerine zarar verdiğini hesaplayarak sonra döndüler ve “Biz yapmadık FETÖ yaptı” savunmasına sarıldılar. Ama göstermelik göz altılardan sonra tutuklu kimse -kaldı ki birkaç kişiyi feda etmeleri de gerçeği değiştirmezdi- bulunmuyor! Bu da zaten saldırıyı kimlerin organize ettiğini açık saçık ortaya koyuyor.

Görülüyor ki, iktidarın saldırıları fiziki saldırılarla sınırlı kalmıyor. Büyük bir yalan haber, sahte video vb. kampanyası da başlatmış durumdalar. Amaç: Halk arasında kafa karışıklığı ve tereddüt yaratmak, muhalefetin oylarını mümkün olduğunca aşağıya doğru çekmek, provokasyon ve saldırılarla umutsuzluk ve korku yaratarak sindirmek istemek. İktidar ilk turda kazanamayacağı seçimleri ikinci tura taşıyarak, muhalefete karşı kullandığı aşağılık yöntemleri çeşitlendirerek ve yoğunlaştırarak seçimlerden zaferle çıkabileceğini hesaplıyor. Bütün bu gerici, faşist hesapları boşa çıkarmak ve püskürtmek elbette olanaklıdır.

Ama bunun nasıl olabileceğine geçmeden önce bir gerçeğin altını kalınca çizmek gerekiyor: Gerek cumhurbaşkanlığı gerekse de Meclis seçimlerinde olası bir başarısızlık ve yenilgi, ayrımsız tüm muhalefetin başarısızlığı ve yenilgisi anlamına gelecektir. Muhalefetin her bir parçası bu yenilgiden payını alacaktır. Bu durumda dizginlenmemiş bir faşist ve dinci gericilik tüm halkın ve ülkenin üzerine karabasan gibi çökecektir. Bunun anlamı mücadelenin oldukça güç koşullar altında devam etmek zorunda kalınacağıdır.

Gerek Yeşil Sol Parti listesinde ortaklaşan Emek ve Özgürlük İttifakının bileşenlerinin, gerekse Millet İttifakının yaptığı seçim mitingleri büyük bir kitlesellikte ve coşkuyla geçmekte, geleneksel olarak muhafazakar kabul edilen illerde bile geçmişte rastlanmayan bir kitle seferberliğine tanıklık edilmektedir. İktidarın provokasyonunu ve terörünü boşa çıkaracak ve püskürtecek güç de işte bu kitle seferberliğinde yatmaktadır. Korkmadan ve geri basmadan kararlılıkla daha fazla kitleyi harekete geçirmek, provokasyonlara ve saldırılara karşı sakin ve sağduyulu, ama tam bir kararlılıkla ve dirençle hareket etmek, bir adım bile geri basmadan ilerlemek gerekiyor.

Böyle davranmak bugün ve yarın önemli olduğu gibi, seçim günü de sandık güvenliğini sağlamak için seferber olmak açısından da oldukça önemli. Aynı zamanda böyle davranmak cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci tura kalma olasılığı da dikkate alındığında daha da önem kazanıyor. Çünkü o durumda iktidar bugün yaptığı rezillikleri ölçüsüzce aşan alçaklıklara başvurmaktan çekinmeyecektir. Onlar geniş halk yığınları için açlık, yoksulluk, baskı ve sefaletin ağırlaşması, kendileri içinse cennetlerinin devam etmesi anlamına gelen iktidarlarını ne pahasına olursa olsun savunacaklardır.

Ama halkın gücünü seferber etmek, kararlı ve korkusuzca durmak bütün bu gerici, faşist hesapları boşa çıkaracak, bu iktidarı tarihin çöplüğüne atacaktır. Bütün bu mücadelenin kanıtladığı şudur ki, bu basit bir iktidar değişimi olmayacak, faşist ve karanlık güçlerin yenilgiye uğratılması, demokrasi, özgürlük ve barış isteyenlerin mücadelesinin daha elverişli koşullarda ilerlemesini sağlayacak bir politik değişimin gerçekleşmesi anlamına gelecektir. Bu seçimlere asıl önemini veren politik gerçek budur. Kitlelerin önünde yürüyenlerin kararlılığı, kitle seferberliğini canlı tutmayı başarmaları, başarının anahtarını elde tutmak anlamına gelmektedir. Şimdi ülkenin üzerine çöreklenmiş bu kokuşmuş cesedi gömme zamanıdır.

EVRENSEL'İNMANŞETİ

‘Tüm gruplar silah bıraksın, PKK kendini feshetsin’

‘Tüm gruplar silah bıraksın, PKK kendini feshetsin’

PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın, bir süredir beklenen mesajı, DEM Parti İmralı heyeti aracılığıyla duyuruldu. Öcalan, “Tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir” çağrısı yaptı. Açıklamada Suriye’deki Kürtlerin siyasi ve askeri durumuyla ilgili bir ifade yer almadı.

BİRİNCİSAYFA
SEFERSELVİ
CHP'li belediyelere silkeleme ve sabah dörtte operasyonlar yapılırken AKP'li Sincan Belediyesine Cumhurbaşkanlığı bütçesinden 30 milyonluk bağış yapıldığı iddia edildi.

Evrensel'i Takip Et