23 Mayıs 2023

Helalleşme

“Tarihe gömülen koca koca atlar / Tarihe gömülürler o kadar”- Turgut Uyar

“Ben artık çok yoruldum…” diyor koskoca adamcağız. “Yorulmak ne kelime, bittim! Hepinizle helalleşeceğim. Kıdem tazminatlarınızı altı taksitte ödeyeceğim…” diye sözlerine ekliyor. Bu bir veda metni. Başkanı olduğu futbol kulübünü küme düşmeyi garantilemesine bir hafta kala, birilerine devredeceğini / devretmeyi düşündüğünü açıklıyor kulübün başkanı.

Fakat ortada bir sorun var: Bahsettiği şeyin hukukta yeri yok. Eğer futbol kulübü bir işyeri ise (ki öyle) ve haliyle bir işyeri devroluyorsa işçinin hakları zaten bellidir. İşyeri devri olduğu için işçinin iş sözleşmesi devam eder. İhbar ve kıdem tazminatları, işe ilk girdiği ana göre hesaplanacaktır. Dolayısıyla bir sözleşme feshi olmadığı için işyeri devrinde kıdem tazminatı ödenmez. Hatta İş Kanunu’na göre, işçisiz bir devir gerçekleştirilemez. Bir işveren, sırf şirket devraldığı için de işçinin sözleşmesini feshedemez. Keza işçi de işveren değişikliğini öne sürerek sözleşmesini feshetme hakkına sahip değildir, anca istifa edebilir.

Kıdem tazminatı ve işyeri devri konusunda bilgisi zayıf olmasına rağmen, haciz konusunda ne kadar bilgili olduğunu 11 yıl önce göstermişti Seyit Mehmet Özkan. 2012’de, yüzde 51 hisselerini aldığı Altınordu’da başkanlık koltuğuna oturur oturmaz yaptığı ilk icraat eski kulübü ve futbol akademisinin kurucusu olduğu Bucaspor’u haczetmek olmuştu. En fantastik girişimi ise kulübün tesislerindeki suni çim sahaların suni çimlerini söktürmeye çalışmaktı.

Sonrasını zaten pek çok kişi biliyor.

Kulübünde sakallı, dövmeli futbolcu istemediğini açıklamasıyla…

Futbolcuların giyeceği kramponların renklerine karışmasıyla…

Yabancı futbolcu oynatmayacağına dair bir dönem periyodik olarak yaptığı beyanlarla… Ve ardından yaptığı Alman uyruklu futbolcu transferleriyle…

Hatta 18 yaşını geçerek profesyonelliğe geçiş sözleşmesi imzalayan futbolculara Türk bayrağı, Altınordu kulübü bayrağı ve -sıkı durun- futbol topuna el bastırıp yaptırdığı yemin törenleriyle…

16 yaşındaki Futbolcusu Berk Akgönül’e attığı iddia edilen tokatlarla…

1. Lig playofflarına kaldıklarında “Süper Lig’e çıkmak istemiyorum” beyanıyla… Ve başkanlarını kırmayıp playofftan elenen futbolcularıyla…

Sık sık kendisinin ismine rastladık. Bir altyapı fabrikası olarak yıllardır parlatılmaya çalışılan Altınordu’nun bu başarısından ziyade Seyit Mehmet Özkan’ın zaman zaman sportif çerçeveye pek de sığmayan tavırlarını görmeye başlamıştık.

Son tahlilde, kulübün 1. Lig’de çıktığı son resmi lig müsabakasında sahada yer alan isimlerden sadece bir tanesi kulübün kendi altyapısından çıkan bir isimdi, onun da bu sezonki üçüncü maçıydı.

Anlayacağınız, bir dönemlerin ‘görkemli’ fabrikası çoktan kapanmış.

İş, malumun ilamına kalmış.

O da küme düşme dönemine kısmetmiş.

Evrensel'i Takip Et