Yürek ağrısı

Fotoğraf: Pixabay
GÜN IŞIĞI
Oda karanlık. Gün ışığını içeri almak için perdeleri sonuna kadar açtım. Aydınlansın diye masam. Yazılsın diye karanlık.
YÜREK AĞRISI
Geceleri kendime sarılıyorum, uyumak için. Kollarımdaki ağrı geçer diyerek. Geçmiyor/geçmeyecek. Dinmedikçe yüreğimin ağrısı.
BOŞ YATAK
Geceleri yatarken kafam duvara çarpıyor, sana değeceğime. Boş yatakta.
SAYILAR
Tek başına kaldım. Tek sayılarla avunmaya bakıyorum. 1, 3, 5, 7, 9... Sen olmayınca. Çift sayılar korkutuyor. Çifter çifter yükseliyor enflasyonla.
PATLAMA
Bugünlerde elini bir elmaya uzatsan ateş topu olup yakıyor ya da birden el bombası olarak patlıyor. Havaya uçuyoruz hep birlikte.
KÖRELME
Karanlık köreltiyor. Işık yansısa da biri yansıtıyor olsa da göremiyorsun. Duyumsasan da nereden yansıtıldığını bilmediğinden ışığa yönelemiyorsun. Sağını, solunu kuşatan karanlıktan.
RENKLENME
Çiçeklerin çevrelediği bir gölet. Topraktan fışkıran renklerle. Güneşin sudaki ışıltısı vurdukça yüzümüze renkleniyoruz biz de. Karanlığımızdan sıyrılarak.
KURTULUŞ
Adı kara. Karahindiba. Yaprakları yemyeşil ama. Çiçeklendi mi baharda. Sapsarı. Işıl Işıl. Güneş ışığından. Kurtulur o zaman karalığından.
GÖRMEZLİK
Her gün izliyoruz ölenleri, öldürenleri. Zorbalığı, açlığı, yokluğu. Darmadağın oluşunu insanın, insanlığın. Yok oluşunu dünyanın. Bakıyoruz da görmüyoruz.
Evrensel'i Takip Et