2024 biterken

Fotoğraf: Hasret Gültekin Kozan/Evrensel

2024 yılı, Türkiye’de emek mücadelesinin yoğunlaştığı, işçilerin ve emekçilerin ekonomik kriz ve sosyal adaletsizliklere karşı seslerini yükselttiği bir yıl oldu. Yüksek enflasyon, hayat pahalılığı ve düşük ücretler gibi temel ekonomik sorunlar, işçi sınıfının hak arama mücadelesinde belirleyiciydi. Sanayi işçilerinden kamu emekçilerine ve emeklilere kadar geniş bir yelpazede, emekçiler insanca yaşam ve çalışma koşulları talebiyle alanlara çıktı, eylemler yaparak sesini iktidara duyurmaya çalıştılar.

2024 yılı boyunca Türkiye’de yaşayan ücretli emekçiler ve emeklilerin yaşam koşullarını tehdit eden ağır ekonomik sorunlar yaşandı. TÜİK tarafından açıklanan resmi enflasyon ile gerçek enflasyon arasındaki farkın iki katına çıkması toplumun geniş kesimlerini olumsuz etkiledi. Kredi kartları ve kredi borçları ülke tarihinin en yüksek seviyelerine yükseldi. Gıda fiyatlarındaki artış, yüksek kiralar ve enerji maliyetlerindeki yükseliş, emekçilerin reel gelirlerinde yaşadığı kaybı belirgin şekilde artırdı.

2024 başında yapılan asgari ücret zammı kısa süre içinde erirken, yıl boyunca ücret gelirlerinde yaşanan erimeyi telafi edecek bir artış yapılmadı. Asgari ücret zammı, enflasyon karşısında eriyerek etkisini yitirdi ve birçok işçi, açlık sınırına yakın yoksulluk sınırına uzak koşullarda yaşam mücadelesi verdi. 2024 enflasyonunun en az yüzde 45 olması beklenirken, yeni asgari ücretine dalga geçer gibi yüzde 30 zam yaptılar ve 2025 yılının ücretli emekçiler için tam bir sefalet yılı olacağını bugünden ilan ettiler.

2024’te işçilerin mücadele araçlarından biri olan toplu iş sözleşmeleri (TİS) görüşmeleri, işçi sendikaları ile patronlar arasında sert tartışmalara sahne oldu. Önce belediye işçileri, ardından metal işçileri hak kayıplarının önlenmesi ve insanca yaşayacak bir ücret talebiyle grev ve iş bırakma eylemi düzenlediler. Metal işçileri, belediye işçileri ve sağlık emekçileri başta olmak üzere birçok sektörde grevler, iş bırakma eylemleri yapıldı. Özellikle Birleşik Metal-İş’in öncülüğünde yapılan grevler kazanımla sonuçlanmaya başladı.

2024 yılı, Erdoğan’ın bu yılı “emekliler yılı” ilan etmesinin ardından tarihin en hızlı yoksullaşma sürecini yaşayan emekliler için tam bir eylem yılı oldu. Yıl boyunca çok sayıda emekli asgari ücretin çok altında olan aylıklarının yaşamlarını sürdürmeye yetmediğini dile getirerek meydanlarda bir araya geldi, insanca yaşam talebiyle yürüyüşler ve mitingler düzenledi.

2024 yılı, işçi sınıfının hak arama mücadelesinde önemli deneyimlerin yaşandığı bir yıl olarak tarihe geçti. Ekonomik kriz ve sosyal adaletsizliklere karşı yükselme eğilimine giren emek hareketi, toplumsal değişimin gerçek motor gücü olmaya devam ediyor. 2025 bütçesi ve 22 bin 104 lira olarak açıklanan yeni asgari ücret, işçi ve emekçiler açısından 2025 yılının çok daha ağır koşullarda geçeceğinin işaretlerini vermeye başladı.

Her yeni yılın, aynı zamanda yeni umutların, yeni başlangıçların işareti olduğuna inanılır. Ancak son birkaç yılda yaşanan gelişmeler, her yeni yılın öncekini aratır hale geldiğini gösteriyor. Ülkede yaşanan ekonomik ve siyasi gelişmelerin seyri, 2025’in milyonlarca emekçinin çalışma ve yaşam koşulları açısından en zor yıl olacağını gösteriyor.

EVRENSEL'İNMANŞETİ

Yasak çuvala sığmıyor

Yasak çuvala sığmıyor

KAMUAR’ın hesaplamalarına göre son bir yılda meyve fiyatları yüzde 154.5, sebze fiyatları yüzde 116.5, gıda fiyatları ortalama yüzde 70 arttı. Hane halkının bir yıl sonrası için enflasyon beklentisi yüzde 59’u, işçilerinki ise yüzde 62’yi aştı. Emekçiler için bıçak kemikte! Yasak, tutuklama, işten atma tehdidi işçilerin harekete geçmesini durduramıyor.

Has Çuval 37 ülkeye ihracat yapıyor.

İstanbul Sanayi Odası nın ikinci en büyük 500 listesinde.

Has Çuval'ın iki fabrikasında 600 işçi fiili greve katıldı

BİRİNCİSAYFA
SEFERSELVİ
Erdoğan: Dünya bir imtihan yeridir, ekonomik zorluklar gelip geçer.

Evrensel'i Takip Et