TÜPRAŞ işçileri patronun dayatmalarına karşı sahaya inmeye hazırlanıyor

Fotoğraf: Petrol İş Sendikası Aliağa Şubesi

Ocak 2025 başında başlayan İzmir-Aliağa, Kırıkkale, İzmit ve Batman rafinerilerini kapsayan TÜPRAŞ TİS’inde, geçen hafta yapılan 9. oturum sonunda da bir uzlaşma çıkamadı.

TÜPRAŞ işçileri ve sendikaları Petrol-İş diğer taleplerin yanı sıra yüzde 85’lik bir ücret talebiyle masaya otururken TÜPRAŞ patronu Koç Holding ise Erdoğan-Şimşek programını kendilerine kılavuz etmiş olacak ki, yüzde 15.75’lik bir zam teklifiyle masaya oturmuştu!

9. oturumda ise Petrol-İş talebini yüzde 80’e çekerken TÜPRAŞ patronu Koç Holding ise teklifini yüzde 21 şeklinde revize etmişti!

9. oturum sonrasında 26 Mart günü Batman, Kırıkkale, İzmit ve İzmir rafinerilerinde sabah vardiyalarında yapılan açıklamalarla TÜPRAŞ’ın patronu Koç Holdingin dayatmalarına tepki gösterildi.

26 Mart günü Aliağa’da bulunan TÜPRAŞ İzmir-Aliağa Rafinerisinde sabah vardiyasında çalışan işçilere seslenen Petrol-İş Aliağa Şube Başkan Yardımcısı Gökhan Karataş, “Bayram öncesi emeğin karşılığını vermekten imtina edenler, bayram sonrası masada daha kararlı ve güçlü bir sendikayla karşı karşıya kalacaktır. Adil, insanca yaşamaya yetecek bir ücret talebimizden asla geri adım atmayacağız” dedi.

TÜPRAŞ işçileri, Koç Holdingin temsilcilerinin tutumuyla iktidarın tutumunun ortak olduğunun farkındalar.

Nitekim gazetemize konuşan işçiler,Hükümet de işveren de emekçinin iyi ücret almasını istemiyor. Mehmet Şimşek’in açıkladığı program ortada. Çok harcamak enflasyonu artırıyor yalanıyla iyi ücret almamızı engellemek istiyorlar. Şirketler de buna göre karşımıza geliyor” diyorlar.

TÜPRAŞ sözleşmesinin önemi nereden geliyor?

TÜPRAŞ sözleşmesini bir “milat” gibi görüyor işçiler.

Bunda çok da haklılar.

Çünkü TÜPRAŞ’ın bulunduğu petrokimya son derece önemli bir iş kolu. Dahası bu iş kolu en yüksek ücretli iş kollarından birisi olarak, genel olarak işçilerin ücretlerinin yukarı çekilmesinde etkili olabilecek bir öneme sahip. Elbette tersi de doğru. Eğer bu iş kolunda ücretler belirli ölçüde aşağıya çekilirse diğer iş kollarındaki daha alt düzeydeki ücretlerin daha da aşağıya çekilmesi için dayanak olarak kullanılabileceği de tartışmasızdır. Bu yüzden de “TÜPRAŞ işçisinin kazanması tüm sınıfın kazanımı olacaktır” iddiası laf olsun diye söylenmiş boş bir iddia değildir.

Öte yandan TİS’in TÜPRAŞ işçisinin taleplerine yakın bir düzeyde imzalanması aynı zamanda 2025 yılındaki TİS’leri Erdoğan-Şimşek programına endeksleyerek bütün yükü ücret ve maaşla çalışan emekçilere yıkma planının emekçiler lehine püskürtülmesi anlamına da geleceği için ayrıca önem kazanmış bulunmaktadır.

Tersinde ise eğer TİS, TÜPRAŞ işçisinin taleplerini umursamayan dolasıyla patronun istediği bir düzeye çekilir ve bu TÜPRAŞ işçisi ve sendikası Petrol-İş’e bir biçimde kabul ettirilirse sonraki bütün TİS’lerde TÜPRAŞ işçilerine dayatılan TİS’i referans alan bir TİS için ellerindeki her imkanı kullanacaklardır.

İşçiler üretimden gelen gücün kullanılmasının önemine dikkat çekiyor

Petrokimya iş kolu “grev yasağı” olan bir iş kolu. Patronlar bunu bildikleri için TİS’i Yüksek Hakem Kuruluna (YHK) götürmeyi amaçlayan bir politika benimsemiş görünüyorlar. Çünkü bugüne kadar işçi sendikası ile patronlar arasında uyuşmazlıkla sonuçlanıp YHK’ye gelen sözleşmelerin bir tanesi bile YHK’den işçilerin taleplerine yakın bir sözleşme olarak çıkmadı. Tersine YHK, patronların tekliflerinin bile gerisinde sözleşmelere imza atmakla tanındı!

Hele de iktidarın Erdoğan-Şimşek programının da devrede olduğu dikkate alındığında YHK’de işçiler lehine bir adımın beklenmesi önceki yıllara göre bile daha çok beklenemezdir.

Bu yüzden de TÜPRAŞ işçileri, sendikalarının ve işçilerin geçmiş yıllara göre daha çok mücadele edilmesi gerektiğine dikkat çekip; ”Sendika 2019’daki sendika değil. İşçiler de 2019’daki işçi değil” diyorlar. Aksi halde iktidarı da açıkça arkasına alan patronların TİS’leri patronların istekleri doğrultusunda bağıtlamak için ellerindeki her imkanı kullanmakta tereddüt etmeyeceklerdir.

Evet TÜPRAŞ, “grev yasağı” kapsamında, dolayısıyla diğer iş kollarına göre mücadelenin daha sert olacağına dikkat çeken gazetemize konuşan TÜPRAŞ işçileri;

- ”Dört rafineride birden eylem kararı alınmasının şart” olduğunu,

- “Göstermelik eylemlerle sonuç alınamayacağını”,

- “Kararlı adımlar atılması gerektiğini ve mücadele etmeye hazır” olduklarını,

- “2019 sürecini herkesin hatırladığını, istenen sonuçları almak için üretimden gelen gücü kullanmak gerektiğini, sendikalarının da buna göre karar alması gerektiğini” söylüyorlar.

Eğer işçiler ve sendikaları Petrol-İş taleplerini elde etmekte ısrarlıysa başka çareleri de yok!

Evrensel'i Takip Et