5 Nisan 2025

Onlara hak, vatandaşa yasak!

İktidarın İmamoğlu özelinde muhalefete operasyon düzenlediği 19 Mart’tan beri bambaşka bir Türkiye var. Bugüne kadar iktidarın karşısında “Sokağa çıkılamaz”, “Bir şey yapılamaz” diyen, sokaktan adeta ölesiye korkan bir ana muhalefet, geleceksizlik karşısında isyan eden gençliğin sesini duydu. Diploma iptali, İmamoğlu ve ekibinin tutuklanması ile daha karanlık bir sabaha uyanan gençlik, o günden beri sokakta. Yüzlercesi dövülerek gözaltına alınmasına, işkence görmesine, ters kelepçe ile yerlerde süründürülmelerine rağmen geri adım atmadı. Ailelerini de yanlarında gören gençlerden içeride olanlar, dışarıya “Mücadele edin” mesajları iletirken, iktidarın eylemleri kırmak için 9 günlük tatil ilanına rağmen sokaklar boşalmadı, gençler seslerini duyurmaya devam ettiler. Artık o korku duvarları yıkılıp birlikte başarılabildiği görüldü.

Anayasa; “Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir” demesine rağmen gözaltına alınan, tutuklanan gençler, yasaları, Anayasa’yı işlerine geldiğinde hiçe sayan iktidar tarafından yasalara aykırı şekilde içeride tutuluyor. Haklı olmanın bilinciyle gençler de aileleri de geri adım atmıyor.

***

Gençlerin çağrısı ile başlayan, Özgür Özel’in de sahiplendiği boykot iktidar ve yandaşlarını feveran ettirdi. Bugüne kadar alışveriş yapmadıkları, her şeyi ellerinin altında buldukları belli bakanlar boykotu kırmak için bir gün öncesinden yandaş kanalları gezerek, vatandaşı alışverişe ikna etmeye, boykot günü de ellerinde market sepetleri “Bakın boykot yok” demeye çalıştılar. Ama hayattan, gerçeklerden öylesine kopuktular ki Ticaret Bakanı Ömer Bolat “Her yer cıvıl cıvıl, tıklım tıklımdı. Cebinde 1 lira olan dahi markete koştu” sözleriyle sosyal medyanın diline düştü.

Bir alışverişte emekli maaşının dörtte birini harcayan Hulusi Akar, “Kartı ver, kartı ver” diye korumalarına çıkışırken karşılaştığı rakam karşısında da şaşkınlığını gizleyemedi. Yine alışveriş sırasına girenlerden biri de İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya oldu ki kuru yemişçinin tabelalarını gösterir şekildeki videolar Vedat Milor’u hatırlattı. Kent lokantasında yemek görüntülerini yayımladığı için Vedat Milor hakkında soruşturma açılırken, Bakan üstelik özel bir işletmenin reklamını rahatça yapabildi.

***

Boykot karşısında şirazesi bozulan iktidar ve yandaşları, öylesine kararlara imza attılar, öyle açıklamalar yaptılar ki “Size serbest, bize mi yasak” dedirtti. Boykota destek paylaşımlarından dolayı TRT’deki dizi ile antidemokratik biçimde ilişiği kesilen Oyuncu Aybüke Pusat’a destek veren oyuncular da hedefe alınırken, boykot paylaşımı nedeniyle aralarında Oyuncu Cem Yiğit Üzümoğlu’nun da bulunduğu 11 kişi gözaltına alındı, adli kontrol ve yurt dışı yasağı kararıyla serbest bırakıldı. Boykot çağrısı yapanların soruşturulacağı, devamının geleceği mesajları da ihmal edilmedi.

Bunları yaparken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2008, 2018, 2020, 2024 ve son olarak 2025 ocak ayındaki boykot çağrılarını, “En büyük kozumuz satın almama özgürlüğümüz” sözlerini unutmuş gözüküyorlar. Yine DİB Ali Erbaş, Erdoğan’ın boykot çağrılarına destek için adeta fetva yayımlayıp boykotu “en büyük cihatlardan biri” olarak değerlendirip “boykot ürünlerini evine sokanların imanlarının, Müslümanlıklarının sorgulanacağını” söyleyebildi. Dönemin Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank da “Boykot yapmak da yapmamak da insanların tercihi. Kimsenin niye boykot yapıyorsun diyerek mahalle baskısı yapmaya hakkı yoktur” demişti. İktidar bırakın mahalle baskısını, yargı sopasını çıkarıp insanları yıldırmaya, korkutmaya çalıştı. Ancak 19 Mart’tan sonra ülkede korku duvarlarının yıkıldığını unutmuş gözüktüler!

Buradan sayın savcılara suç duyurumuz da olsun! Vedat Milor’a soruşturma açıldı ise bir kuru yemişçinin reklamını yapan İçişleri Bakanı Yerlikaya’ya da soruşturma açılmalıdır. Madem boykot suç, Cumhurbaşkanı olmasa bile Ali Erbaş ve Mustafa Varank da boykota destekten sorgulanmalıdır!

***

Deniz Baykal, öncesi ve sonrası olmak üzere 1990’lardan beri CHP’yi izleyen bir gazeteci olarak diyebilirim ki halka yüzünü dönen, tabanı dinleyen ve birlikte hareket eden bir CHP var karşımızda. Düne kadar hep iktidarın, Erdoğan’ın açıklamalarına laf yetiştirmeye çalışan, onların belirlediği gündemin peşinden koşan CHP, artık gündem belirliyor. 19 Mart’tan beri en iyi dönemini yaşayan bir CHP var karşımızda. Özgür Özel de Erdoğan ile “yumuşama!”, “ayağa kalkma” çabalarının boşa olduğunu gördü; gençleri, sokağa çıkanları dinledi, süreci iyi yönetti. Parti başkanlığından parti liderliğine yükseldiği düşünülen Özgür Özel, pazar günü yapılacak olağanüstü kurultayda tek aday olarak güven de tazeleyecek. Ama süreci bu şekilde devam ettirip halkın nabzını tutabilecekler mi onu da göreceğiz.

EVRENSEL'İNMANŞETİ

'Aklı' sermayeye, eli cebimize

'Aklı' sermayeye, eli cebimize

Türkiye’de “akılcı, rasyonel ekonomi” adı altında uygulanan Erdoğan-Şimşek programı, sermayeyi ihya etti, enflasyon ve düşük ücret zamlarıyla emeği her geçen gün daha fazla ezdi. Programla enflasyon, 670 gün sonra ancak devraldığı yüzde 38 noktasına geldi. Emekçilerin gelirleri günden güne erirken, kaynak yüksek faizle sermayeye aktı.

BİRİNCİSAYFA
SEFERSELVİ
5 Nisan 2025 - Sefer Selvi

Evrensel'i Takip Et